IŞİD, Hilafet Projesi ve Terörizmle Küresel Savaş
ABDnin başını çektiği Terörizmle Küresel Savaş, ABD askeri doktrininin köşe taşını oluşturur. İslamcı teröristlerin peşinden gitme, gayrinizamî savaşın ayrılmaz parçasıdır. Temelinde yatan amaç, kontr-terörizm operasyonlar
Prof. Michel Chossudovsky
El Kaide efsanesi ve “Dış Düşman” tehdidi, yoğun medya ve hükümet propagandası yardımıyla tüm dünyada sürdürülüyor. 11 Eylül sonrası dönemde terörist El Kaide tehdidi, ABD-NATO askeri doktrininin yapıtaşını oluşturur. Dünya çapında “kontr-terörizm operasyonlarının” yürütülmesini, insani bir görev maskesi altında meşrulaştırır.
Bilindiği ve belgelendiği üzere El Kaide’ye bağlı örgütler, Sovyet-Afgan savaşının en parlak döneminden bu yana, sayısız çatışmada ABD-NATO tarafından “istihbarat birimleri” olarak kullanılmaktadır. Suriye’deki El Nusra ve IŞİD isyancıları, asker toplama ve bunların eğitimini bizzat gözetim ve kontrolü altında tutan Batı askeri ittifakının paramiliter güçlerinin piyonlarıdır.
ABD Dışişleri Bakanlığı bazı ülkeleri “teröristlere yataklık etmekle” suçlarken aslında Bir Numaralı “Terörizmi Finanse Eden Devlet” Amerika’dır: ABD, Suudi Arabistan ve Katar’ın da aralarında olduğu müttefikleri, hem Suriye’de hem de Irak’ta faaliyet gösteren Irak Şam İslam Devleti’ni (IŞİD) el altından destekleyip finanse etmektedir. Üstelik Irak Şam İslam Devleti’nin Sünni hilafet projesi, ABD’nin epeydir var olan hem Irak’ı hem de Suriye’yi bölme gündemiyle örtüşüyor: Sünni İslamcı Hilafet, Arap Şii Cumhuriyeti, Kürdistan Cumhuriyeti ve diğerleri gibi...
ABD’nin başını çektiği Terörizmle Küresel Savaş, ABD askeri doktrininin köşe taşını oluşturur. “İslamcı teröristlerin peşinden gitme”, gayrinizamî savaşın ayrılmaz parçasıdır. Temelinde yatan amaç, kontr-terörizm operasyonlarının dünya çapında yürütülmesini mazur göstererek ABD ve müttefiklerinin bağımsız ülkelerin işlerine müdahale etmesini sağlamaktır.
Alternatif medya da dâhil olmak üzere çoğu ilerici yazar, Irak’taki son gelişmelere odaklanırken, “Terörizmle Küresel Savaşın” arkasındaki mantığı anlamakta yetersiz kalmaktadır. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Batı askeri ittifakının bir maşasından ziyade “bağımsız bir örgüt” gibi görülmektedir. Üstelik ABD-NATO askeri gündeminin ilkelerine karşı çıkan birçok samimi savaş karşıtı aktivist dahi, buna rağmen Washington’un El Kaide’ye yönelik kontr-terörizm gündemini onaylamakta ve dünya çapında terör tehdidini “gerçek” sanmaktadırlar: “Savaşa karşıyız fakat Terörizmle Küresel Savaşı destekliyoruz”.
Hilafet Projesi ve ABD Ulusal İstihbarat Konseyi Raporu
Yeni bir propaganda kampanyası harekete geçirildi. Artık mazide kalmış olan Irak Şam İslam Devleti’nin lideri Ebu Bekir El-Bağdadi, 29 Haziran 2014 tarihinde İslam Devletinin kurulduğunu ilan etti:
Sunday’in 1 Temmuz tarihli ilanıyla grubu tarafından “Halife İbrahim İbn Awad” ilan edilen Ebu Bekir El-Bağdadi’ye sadık savaşçılar, 7. Yüzyıl`da Muhammed Peygamberin halefi olan ve Müslümanların çoğunun saygıyla bağlı olduğu Raşidi halifeliğinden ilham alıyorlar.” (Daily Telegraph, 30 Haziran 2014)
Hilafet Projesi, bir propaganda enstrümanı olarak on yılı aşkın bir süredir ABD istihbaratının gündemindedir. Aralık 2004’te Bush yönetimi döneminde Ulusal İstihbarat Konseyi (NIC), Batı Akdeniz’den Orta Asya’ya ve Güney Doğu Asya’ya kadar uzanan yeni bir Hilafet’in 2020 yılında ortaya çıkacağı ve bunun Batı demokrasisi ve değerlerini tehdit edeceği kehanetinde bulundu. Milli İstihbarat Konseyi’nin “bulguları”, “Küresel Gelecek Haritası” (http://www.futurebrief.com/project2020.pdf) 123 sayfalık bir raporda yayımlandı. “Yeni Hilafet, radikal dinci kimlik politikasının körüklediği küresel bir hareketin, nasıl küresel sistemin temelindeki Batı normlarına ve değerlerine bir meydan okuma oluşturabileceğine bir örnek sunar.”
NIC 2004 Raporu hiciv sınırlarını zorlar; tarihsel ve jeopolitik analiz şöyle dursun istihbarattan bile yoksundur. Bu sahte Hilafet öyküsü yine de IŞİD lideri Ebu Bekir El-Bağdadi’nin 29 Haziran 2014’deki PR ilanıyla çok iyi reklam yaparak Hilafeti kurmasıyla hoş bir benzerlik taşır.
Ulusal İstihbarat Konseyi (NIC) raporu, sözde “Bin Ladin’in hayali torununun 2020 yılında bir akrabasına gönderdiği mektubun hayali bir senaryosunu” sunar ve bu temelde 2020 yılı için öngörülerde bulunur. ABD istihbarat camiası, istihbarat ya da ampirik analizlerden ziyade uydurma Bin Ladin’in torununun mektubu öyküsüne dayanarak Hilafetin Batı Dünyası ve Batı medeniyeti için gerçek bir tehdit oluşturduğu sonucuna ulaşır.
Propaganda açısından, NIC tarafından tarif edildiği gibi, Hilafet projesinin altında yatan amaç, askeri bir haçlı seferini meşrulaştırma niyetiyle Müslümanları öcü göstermektir:
“Aşağıda tarifi yapılan hayali senaryo, radikal dinci kimliğin körüklediği küresel bir hareketin nasıl ortaya çıkacağına örnek oluşturur. Bu senaryoya göre, yeni Hilafet ilan edilir ve geniş alanı etkisi altında alan güçlü bir kontr-ideolojiyi ilerletmeyi becerir. Bu, 2020 yılında Bin Ladin’in hayali torunundan bir aile yakınına farazi bir mektup biçiminde tasvir edilir.
Hayali torun, Halife’nin kontrolü geleneksel rejimlerden zorla almaya çalışırken verdiği mücadeleleri ve bunun sonucunda hem Müslüman dünyası içinde hem de dışında Müslümanlar ile ABD, Avrupa, Rusya ve Çin arasında yaşanan çatışma ve kargaşayı anlatır. Halife’nin desteği harekete geçirmedeki başarısı çeşitlilik gösterirken, onun çağrıları sonucunda Ortadoğu’daki -Afrika ve Asya’daki- Müslüman çekirdeğin çok uzağındaki yerler dahi şiddetle sarsılırlar. Senaryo Halife -tarihsel bakımdan önceki Halifelerde olduğu gibi- bir bölge üzerinde hem manevi hem de dünyevi otoritesini kuramadan sona eriyor. (“Küresel Gelecek Haritası” Syf. 83)
NIC’in bu “yetkili” “Küresel Gelecek Haritası” raporu sadece Beyaz Saray, Kongre ve Pentagon’a sunulmakla kalmayıp Amerika’nın müttefiklerine de yollandı. NIC raporunda (hilafet projesi bölümü de dâhil) atıfta bulunulan “Müslüman Dünyasından Yayılan Tehdit”, günümüz ABD-NATO askeri doktrinin temel zeminini oluşturmaktadır.
NIC belgesi küresel üst düzey görevlilerin okunması için hazırlandı. Kabaca akademisyen, araştırmacı ve NGO “aktivistlerinin” yanı sıra kıdemli dış politikacıları ve askeri yetkilileri hedefleyen, küresel “üst düzey” propaganda kampanyasının bir parçasıydı. Amaç, “üst düzey görevlileri” İslamcı teröristlerin Batı Dünyası’nın güvenliğini tehdit ettiğine inandırmaya devam etmekti.
Hilafet senaryosunun sacayağı olan “Medeniyetler Çatışması” da, küresel kontr-terörizm gündeminin parçası olarak dünya çapında müdahaleyi Amerikan kamuoyuna mazur gösterir.
Hilafet; jeopolitik ve coğrafi açıdan, ABD’nin içerisinde ekonomik ve stratejik nüfuzunu genişletmeye çalıştığı geniş bir alan oluşturur. Dick Cheney 2004 NIC raporu hakkında şöyle diyor: “Sizin Yedinci Yüzyıl Hilafeti olarak bildiğiniz şeyi şimdi yeniden kurmaktan bahsediyorlar. İslam ya da İslam halkının, Batı’da Portekiz ve İspanya’dan, bütün Akdeniz boyunca Kuzey Afrika’ya kadar; Kuzey Afrika’nın hepsi; Ortadoğu; yukarıda Balkanların içlerine; Orta Asya cumhuriyetlerine, Rusya’nın güney ucuna; cömert Hint şeridine ve günümüz Endonezya’sına kadar her şeyi kontrol ettiği 1200, 1300 yıl boyunca dünya böyle organize edilmişti. Yani bir uçta Bali ve Jakarta’dan öbür uçta Madrid’e kadar.”
Cheney’in günümüz bağlamında tarif ettiği şey, Akdeniz’den Orta Asya ve Güney Doğu Asya’ya kadar yayılan geniş bir bölgedir ve ABD ve müttefiklerinin çeşitli askeri ve istihbarat operasyonlarına doğrudan giriştiği yerlerdir. NIC raporunda ifade edilen amaç, “ABD çıkarlarına tehdit oluşturabilecek mevcut trendleri öngörmek suretiyle sonraki yönetimleri, kendisini bekleyen zorluklara hazırlamaktı”.
NIC istihbarat belgesi, biz unutmayalım diye, “2020 yılında Bin Ladin’in hayali torunundan [hayali] akrabasına farazi bir mektuba” dayanıyordu. Bu “yetkili’ NIC istihbarat belgesinde çerçevesi çizilen “Öğrenilen Dersler” şöyledir: 'Hilafet projesi “uluslararası düzene ciddi bir tehdit teşkil eder... Bilişim teknolojisi devriminin, Batı ve Müslüman dünyaları arasındaki çatışmayı büyütmesi muhtemeldir…”
Belge Hilafetin Müslümanlara çağrısına atıfta bulunur ve şöyle bağlar: “Hilafetin ilanı, terörizm ihtimalini azaltmayacağı gibi daha fazla çatışma yaratacaktır”.
NIC analizi, hilafet ilanının, Müslüman ülkelerden yayılan yeni bir terörizm dalgası açığa çıkartacağını ileri sürer. Böylece Amerika’nın Terörizmle Küresel Savaşı tırmandırmasını mazur gösterir: “Hilafet`in ilanı … İslam dünyasının içinde veya dışında Hilafet`e karşı çıkanlara saldırmaya kararlı yeni bir terörist kuşağı kamçılayabilir.”
NIC raporunun bahsetmekten kaçındığı şey, ABD istihbaratının, Britanya’nın MI6’sı ve İsrail’in MOSSAD’ı ile işbirliği içinde hem teröristleri hem de hilafet projesini el altından desteklediği gerçeğidir.
Tam da bu sırada, şimdi, küresel medya, sadece İslam dünyasından değil aynı zamanda Avrupa’da ve Kuzey Amerika’da “İslamcı teröristlerin yetiştiği evlerden” yayılan “yeni terörist tehdide” odaklanmakla yeni bir yalan ve manipülasyon dalgasını başlattı. (Kanada merkezli düşünce kuruluşu Globalresearch - Türkçe`ye Yıldız Temürtürkan çevirdi)
Kaynak: http://www.globalresearch.ca/the-islamic-state-caliphate-project-and-the-global-war-on-terrorism/5389530
Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
TürkiyeSiyonist emperyalizm ve iki manyak…
En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.
DünyaBir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.
TürkiyeGençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret
Siyonist emperyalizm ve iki manyak…
Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade
Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı
Genç ASAM
Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı
Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz
Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi
2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?
Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi
Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı
ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı
Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme
HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı
ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…
Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız
KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'
Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi
İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor
Helal telefon olsa alır mıydın?
Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük
Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025
Milletimizin başı sağ olsun
Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda
Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı
Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor
Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'
Yükleniyor
